Selim Palavan

Prof. Dr. Selim Palavan  ( 19.5. 1909- 24.12.1995)
Kazan Türklerindendir. Ailesi Rusyadan Türkiye' ye göç etmiştir.  İ.T.Ü. Makina Fakültesi, Motorlar kürsüsünden emekli olmuştur. 1925 yılınsa satranca başladığını  ilişik söyleşiden öğreniyoruz.Derneğimize 29.08.1943 yılında üye olmuştur. Dernekte Satranç dersleri, simültane gösteriler, satranç mecmuasında yazmıştır.  1943-1944-1945-1946 yıllarında İstanbul satranç şampiyonu olmuştur.
Türkçe' ye çevirdiği satranç eserleri: Modern Satranç 1943 yılında , Sistematik antreman, Satrançta piyon finalleri, Satrançta kombinezonlar ve varyantların hesaplanması, Satrançta Dünya şampiyonluğu, Satrançta ustalık dersleri, Satrançta kale finalleri, Satrançta beraberlik,Satranç kitabım, Gençler için satranç. 
 
 
Türkiye Satranç Mecmuasında kendisi ile yapılan söyleşi;
 
 

 İstanbul Satranç şampiyonu Selim Palavan kimdir – Şatranç oyunundaki değeri – Oyun merakı, bu fikir Sporunun memleketimizde yayılması hususundaki düşünceleri.

Yazan : Behiç BESLER

İstanbul Türk Şatranç klübünün Tokatlayan otelindeki salonundan içeriye girince bir köşede Bay Selim Palavan` ı satranç masasının başında buldum.

-Kolay gele bay Selim, gene bir etüd mü?

-Hayır, Alejeekin ile Dr.Lasker in 1924 de oynamış oldukları bir partinin analizini yapıyorum. Çünkü Pazar günü Lasker in oyunlarına ait bir konuşma yapacağım, nede olsa biraz hazırlanmalı ...

Bütün İstanbul` un ve hatta memleketimizin her köşesindeki Şatranç meraklıları üzerinde büyük bir hayranlık uyandıran Selim Palavanı; kıymetli okuyucularımıza tanıtabilmek için,durmadan sual yağmuruna tutuyor ve nazik muhatabım da bana cevaplar yetiştirmeye çalışıyordu.

Aklıma gelen şu suali hemen sordum:

-Peki bay Selim, bu Şatranç merakı size nereden geldi, Allahaşkına?

Ha..! Bakınız bu uzun hikayedir, ama size kısaca anlatayım:

1925 senesinde Moskovada milletler arası bir şatranç turnuvasını seyretmek saadetine eriştim.Bu turnuvada meşhur oyunculardan Dr.Lasker, Cabaplanca, Rubenstein gibi milletler arası tanınmış satranççılar vardı. O zaman şatranca ait hiçbir bilgim yoktu, oynanan oyunları anlamadığım için içimde bir merak uyandı ve ilk işim bir şatranç kitabı almak oldu.

-Satranca ait okuduğunuz ilk kitap hangisidir ?

-Capablanca nın yazmış olduğu şatrancın esası isimli kitabıdır.Bu kitap benim üzerimde o kadar büyük bir tesir bırakmış olmalıki, şimdi bana; dünyaca tanınmış oyunculardan en çok hangisini beğenirsiniz ? sualini sorarsanız, Capablanca derim.

-Şatranca başladıktan ne kadar sonra bu oyunu oldukça iyi bir şekilde oynamaya başladınız ?

-Şatranca 1925 senesi sonlarında başladığıma göre,aşağı yukarı iki sene sonra Rusyada ikinci kategori oyuncuları arasına girebildim.1928 de de birinci kategori oldum.

-Şimdiye kadar oynamış olduğunuz partilerden hangisinden en fazla zevk ve heyecan duydunuz ?

-1934 de Odessa da eski dünya şampiyonlarından Hollandalı Max Euwe ile berabere kaldığım zaman hissetmiş olduğum zevk ve heyecanı hemen hemen başka hiçbir zaman duymadım. Sanki o gün dünyalar benim olmuştu.

Mühendis mektebinde doçent olan ve 34 yaşında bulunan bay Selim Palavanın şatranç ile meşgul olabilmek için nasıl vakit bulduğunu anlayabilmek merakına kapılarak şu suali sordum:

Boş vakitlerinizi daima Şatranca mı hasredersiniz?      

-Vakit bulduğum zaman haftanın ekseri günleri kulübe gelerek şatranç ile ve evimde de biraz piyano ile meşgul olurum.

Kıymetli şatranççımızın; memleketimizde bir kafa sporu ve zeka oyunu olan şatranca karşı bilhassa gençlerimiz arasında bir alaka uyandırması için,düşüncelerini anlamanın yerinde olacağını tahmin ederek:

-Memleketimizde şatrnca karşı ilgiyi nasıl buluyorsunuz ve bunu daha fazla yaymak için ne yapılmalıdır ? Dedim.

İstanbul satranç kulübünün 30/10/1943 tarihinde tertip etmiş olduğu İstanbul turnuvasında, aralarında birçok kuvvetli oyuncularda bulunan 22 oyuncu içinden turnuvayı birincilikle kazanan bay Selim Palavan biraz düşündükten sonra şu cevabı verdi:

-Memleketimizde şatranca karşı alakanın son seneler zarfında memnuniyet verici bir şekilde artmakta devam edegeldiği kanaatindeyim.Bilhassa Ankara şatranç kulübünün teessüsünden sonra İstanbul da da bir kulüp kurulması çok iyi bir hareket olmuştur.Kulübümüzde genç azaların bulunması, gençlerimizin bu oyuna karşı olan ilgilerinin günden güne artmasına delalet eder.

Bilhassa gençlerimiz arasında Demir Sayman, Doğan Günsav gibi kuvvetli oyuncuların bize istikbal için büyük ümitler vermektedir.

Sonra Halkevleri; bu güzel oyuna karşı gençlerimizin ilgilerini çekmek için iyi bir vasıta olabilirler. Size misal olarak burada Fatih Halkevini söyleyebilirim. Geçen sene tertip etmiş olduğu turnuva dolayisile Fatih muhitinin gençleri arasında büyük bir alaka uyandırıp bir çok gençlerimizde bu oyuna karşı bir merak uyanmasına sebep olmuştur ve Fatih halkevi bu faaliyetine elan devam etmektedir.

Nazik muhatabımı daha fazla meşgul etmemek için kendisine teşekkür ederek veda ettim ve onu şatranç masasının başında Alijechin ve Lasker ile beraber baş başa bırakarak kulüpten dışarı çıktım ve kendimi İstiklal caddesinin muazzam kalabalığı arasında buldum.

(Kaynak: Türkiye Şatranç Mecmuası, sayı: 1, Haziran 1944)

Visit fbetting.co.uk Betfair Review